Enginar ve Yigit

Benim küçük oğlum Yigit, 6 yaşında ve kendisi doğuştan bir Fitgurme! Şimdilik daha çok Fit tarafı ağır basıyor ve sürekli hareket halinde olup bir spor aşığı olduğu için de, vücudunda bir gram yağ olmadan büyüyor! İnşallah hep böyle kalır!

Üstelik yeni sebzeleri, tatları keşfetmeyi çoook seviyor! Ona böyle yapraklı-alerginli bir sebze getirip, bir de güzel sos sunarsanız, bandıra bandıra herşeyi yiyebilir sanırım!!

Diğer Fitgurme’mizin Mert’in Gurme tarafı daha ağır basıyor ve mantı döner, lahmacun, fondü dendi mi akan sular duruyor! Yiğit sebze ve meyve meraklısı, Mert ise daha çok hamur işleri, peynir  ve köfte-dönerci! Sabah evden çıkmadan önce akşam ne yemek olacağını, belki de 4 yaşından beri, merak eden bir gurme kendisi! Sevdiği bir yemeği yerken, bebekleiğinden beri şarkılar mırıldanan bir adam!

Mert

Bu blogda neden Fitgurme Çocuklar bölümü olmasın dedi geçenlerde Arkan, çok haklı neden yok? Hemen açıyoruz ve hem fit hem gurme, sağlıklı beslenen ama yemekten zevk almayı bilen, yediklerini sporla dengeleyebilen çocuklar nasıl yetiştirebilirizin cevabını da birlikte arayalım! Bu konuda çok ciddi çaba harcayan arkadaşlarım var, onlardan ve özellikle hazır şimdi İsviçre’deyken, onların da iyi alışkanlıklarından faydalanarak size aktarmaya çalışacağım.

Sanırım çocukluktan itibaren Fitgurme olmanın en önemli şartı sporu sevmek. Eğer severek hareket ederlerse ve bu bir alışkanlık haline gelirse o zaman aslında en büyük zorluğu aşmış olacaklar. Burada yaşarken tanıştığım kuzey Avrupalı ailelerin çocuklarını daha küçücük yaşlardan harekete, yürümeye-koşmaya nasıl da teşvik ettiklerini görünce, bizim şimdi bu yaşımızda neden bu kadar zorlandığımızı da anlıyorum.Biraz da sebze-meyveyi sevdirebilir, hazır gıdalardan uzak tutabilirsek…İşte en büyük adımları attırmış olacağız.

Spor1

Bu devirde hazır-renkli-lezzetli abur cuburlardan uzak durmak bence imkansız. Bunu başaran varsa çok takdir ederim. Bizim evde her zaman atıştırmalık, “yaramazlıklar” mevcut. zira benim düşüncem, eğer evde yasaklarsam, artık kantinlerden-marketlerden kendileri gidip almaya başladığında, bir patlama, bir zincirlerinden koparılma hali olabilir. Bu yüzden ara ara, azar azar istediklerinde izin verip ama aynı zamanda neden hazır-paketli şeylerin zararlı olduğunu da anlatıyorum. Konu bir Nutella, bir Oreo ya da leziz bir çikolata olduğunda epey zorlandığımdan hiç olmazsa bunun sonrası-öncesinde sağlıklı bir meyve-sebze tüketimini de şart koyuyorum. Ancak bu konuda benden çok daha katı kuralları olan, eve hazır gıdaları hiç sokmayan anneler var, saygıyla selamlarım kendilerini :)

Sağlıklı, bilinçli, spor yapan bir nesli yetiştirirken, hayattan zevk almalarını, yedikleri leziz bir enginardan, ya da yeri geldiğinden çikolatalı fondüden, baklavadan keyif almalarını da istiyorum. Bunlar için suçluluk duymak yerine, aldıkları fazla kalorilerin bilincinde olup, dengelemek için bir şeyler yapmalarını da istiyorum. Hayat sadece sebze suları ve organik tahıllardan ibaret değil, benim görüşüme göre olmamalı da. Yeni tatlar keşfetmenin verdiği mutluluk ve keyfi, karşılığında mutlaka daha sağlıklı ve haraketli ayarlarla dengelemeyi öğrenmeliler.

Sizin yöntemleriniz neler merak ediyorum, paylaşırsanız sevinirim. Annelerin çok yaratıcı taktikleri olduğunu biliyorum! Ben de size İsviçre’de yaşadığımız ve çok takdir ettiğim birkaç girişimden de bahsedeceğim.

Doğuştan Fitgurme bir nesil yetiştirebilmek için önce kendimizden başlayarak iyi bir örnek olmak, ardında da çocuklarımızı motive etmek, bu devirde en önemli meziyetlerden biri! O zaman başlayalım :)