20130122-125601.jpg

Benim ilgilendiği konularda fakülte açacak kadar uzmanlaşan, araştırıp çevresi ile bunları paylaşan bir abim var ! Eskiden western filmleri, Cigar, futbol gibi konularla ilgilenirken, son yıllarda beslenme üzerine eğilmesi benim için nefis bir fırsat oldu!

Cenk Kıral abim sayesinde biz de bu detokslama meselesi hakkında epeyce bilgilendik! Öncesinde detoks meselesi benim için anoroksik boyutta takık insanların yaptığı birşeyken, abim sayesinde konunun  çok daha derin ve geniş açıları olduğunu öğrendik.

Şimdilerde kendisi bu konuda 6-7 belgesel, 10-15 kitap okuyarak, “detoks koçluğu” verecek boyuta geçti ! Maalesef artık o Dubai’de yaşıyor, ben de Cenevre’de! Şansa bak! neyse ki, internet-facebook bizi hala hatta tutabiliyor.

Sanırım abimin başlangıç noktası şu filmi görmek oldu:
[youtube http://www.youtube.com/watch?v=Gv3vEXy_EwU&w=853&h=480]

Tabii bu filmde obez boyutuna ulaşmış birinin, zavallı hayatını kurtarma çabalarını görüyorsunuz. Konuyu bu noktaya kadar getiren de hata elbet !
O açıdan bakınca da biz Türklerin pek çok eleştirilecek yanı olsa da, şu tencere yemeği-salata-meyve-zeytinyağlı alışkanlıklarımızın ne kadar da hayat kurtarıcı olduğunu görüyoruz !

Abimin tavsiye ettiği bir başka belgeselde de Amerikan toplumunun içine düştüğü çukuru izliyoruz. Bunun bir versiyonu da Türkiye’de yaşanıyor elbet. Onu da ben sağolsun Pınar Kaftancıoğlu‘ndan öğreniyorum. Kendisi haftalık emaillerinden bizi gerçekten başka hiçbiryerde bulamayacağınız bilgilerle donatıyor -ki bunların çoğu insanın içini acıtıyor! ancak yine de öğrenip bilinçlenmek, çoçukları biraz daha iyi alışkanlıklarla büyütebilmek insanı az da olsa rahatlatıyor.
Foodmatters:
[youtube http://www.youtube.com/watch?v=qoje812DyVs&w=640&h=480]

Bu alışkanlıklara örnek, çocukluğumdan beri her yemekte mutlaka önden bir dolu salata yerdim hatta bazen annem, başkalarına bırakmadığım ve sonrasında yemek yemiyorum diye önümden salata tabağını çekmek zorunda kalırdı ! Ancak yıllarca o alışkanlık sayesinde belli bir kilo ortalamasını tutturdum!

Detoks konusu çok derin, onun devamını yazacağım, abimin tavsiye ettiği kitapları da koyacağım. Ancak benim yöntemi söyleyeyim, sadece 1 gün sadece sıvı ile yaşayıp, diğer 3-4 gün sabah ve akşam sıvı, öğlenleri normal yemek yiyorum. Bunu da 2 ayda bir yapıyorum. Dahasını bünyem kaldırmıyor açıkçası. Ama yapana da hayranım, bakınız abim, günlerce sadece sıvı ile beslenebiliyor.

Bunu sadece bir zayıflama aracı olmadığını artık hemen herkes biliyor herhalde. İşin anti-aging tarafı, cildinize faydası, iç organların temizlenip rahatlaması gibi pek çok etkisi var, hatta zayıflama bir yan etki denilebilir. Biraz da oruç misali insanın nefsini köreltmek, eğitmek için de iyi bir fırsat aslında. Şu sitede Clean adlı kitap ve bazı detayları bulabilirsiniz.

Deniliyor ki detoks (sadece sıvı ile beslenme) hiç yapamasanız bile en azından günde 1-2 bardak karışık sebze suyun için ki içindeki yüksek alkali miktarı, vücuttaki asitlenmeyi dengelesin. Ben artık bu moda geçtim! Bakalım faydalarını görecek miyiz size haber veririm.

Diğer detoks bilgileri bir sonraki yazıya artık, şimdi pilates dersine yetişmeliyim!