istanbul

Eating Fish in Istanbul

Bugün İstanbul’da olanlar benim için de gidip şu leziz balıklardan yesin ! Sabah sabah bu film içimi açtı!

Biliyorum bazı Avrupa ülkelerindeki kadar balık-deniz mahsülleri çeşitliliğimiz yok ama olan da pek güzel işte ! Geçen gün Mehmet Yaşin yazmıştı, balık konusunda pek de eksper olmadığımızı, özünde belli bir grubun dışında pek de sevilmediğini.. Doğru olabilir, burada da özellikle Fransa’daki marketlere gidince o kadar çok çeşitte balık, böcek, hiç görmediğim deniz canlıları var ki, bizim literatür cidden biraz dar kalıyor.

Ama işte olana da razıyım ben! Biraz levrek, biraz lüfer, dil ya da fener şiş (aman dikkat meğer başka şeyler veriliyormuş yazıda okuduğuma göre), zamanında lagos, kalkan veya hamsi.. olsa da yesek!!

Balık hakkında bir de kötü yazı var maalesef ! O da yabancı bir kaynaktan.. Der ki denizlerin kiri-pası balıklarda, özellikle büyüklerinden kaçınınız ! Of valla onu yeme, bunu yeme, peki ama ne ye?? Sadece sebze-meyve ile yaşayabilecek olsaydım vejeteryan olurdum ama bu fikir bana uzak şimdilik !

Bu tatsız haberlerden son olarak yine güzellemelere dönersek, en güzel balık yazılarını ise pek sevgili Tan Morgül yazar ! Radikal’deki köşesini, kendi deyimiyle leziz balık kokutur !! Üstelik bizim balık geçmişimizin ne kadar derin ve geniş olduğunu da ondan öğreniyoruz. Bugün de doğumgünü üstelik ! İyi ki doğdun Tan! İyi ki bizi bu konuda aydınlatmaya ve motive etmeye devam ediyorsun! Nice balığı zengin yıllara !

Bu balıklı yazıya, benim Cenevre’de yakaladığım levrekli bir sofradan görüntü ile bitirelim !

IMG_5428