IMG_6126

Bütün şu sağlıklı beslenme furyasında, eğri oturup doğru konuşalım demiş büyüklerimiz ! Şöyle miss gibi tereyağlı, tavuksuyuna yapılmış, şehriyeli ve/veya bademli bir beyaz pirinç pilavı bu dünyada hiç bir şeyle yarışamaz ! Ne çin pilavı, ne İtalyan risottosu ne de yeni nesil pirinçler !

Ve fekat Montignac abimizle beraber hepimiz az çok glisemik indeksini, pirinç-patates-mısır adlı 3 şaheserin enn feci glisemik indeks düşmanı olduğunu, zira içlerindeki şeker ile kan şekerimizin bu ziyafet dolu gıdalara “oleeey! yaşasınnn!” şeklinde aniden cevap vererek zıpmalamarından ötürü pankreasımızdaki insülenlerin bir havafişek edasıyla vücudumuza fışkırdığını ve neticesinde hepsinin acı sonunun yağ ve kilo olduğunu öğrendik !!!! (bu cümleyi tek nefeste anlayarak okuyana pilav pişireceğim!)..

IMG_6422

O gün bugündür ben, babamdan aldığım “pilavsız yemek yenmez” terbiyesini terk etmek zorunda kaldım! Canım babam pilavı o kadar sever ki eskiden tam istediği ölçüde olsun diye kendi yaparmış, sonra annem bu işi ziyadesiyle kapınca, ona sadece demlenme esnasında bir “kalite kontrol” görevi kalmış !! benim de favorim annemin patlıcanlı pilavının kalite kontrol görevi!

Şimdiki yaşantımda ise pilavı sadece misafir geldiğinde ve çok nadir çocuklar için pişirilen bir bakliyat oldu ! Tüm yeni nesil organik-doğal-sağlıklı beslenme meraklısı anneler gibi biz de geri kalmadık ve bulgur, tambuğday makarna gibi pek sağlıklı diğer bakliyatları günlük yaşantımızın bir parçası yaptık! Henüz kinoa ya da Çia tohumu aşamasına geçemedik, onları öncelikle ben test ediyorum !!

Yine diğer yeni nesil yemeğe meraklı ekip gibi ben de misafirlere aman bu defa neyi farklı yapsam arayışında, siyah pirinçle tanıştım. Kendisine, asla bir beyaz pirinç pilavı kadar olmasa da, epeyce bir hastası oldum !

IMG_6125Siyah pirinc uzakdoğudan gelen bir baska şaheser ve özellikle de piserken ki kokusu inanilmaz ama ekmek gibi!! Burada yazılanlara göre o kadar besleyici ve özel bir pirinç ki, eskiden sadece imporatorlar yiyebilirmiş ve halkın tüketmesi yasak olduğundan “yasak pirinç” diye anılırmış. Mor-siyah renkli herşey gibi o da müthiş bir antioksidan, içinde yok yok!

Siyah pirinc ve siyah makarna deyince aklima Demet Akbag’ın Eyvah Eyvah filmindeki siyah spagetti yeme sahnesi geliyor! Nefis bir sahnedir, dislerinin simsiyah olduğunu anlamadan röportaj verişi! Siyah pirincin böyle bir etkisi yok merak etmeyin!

Gelelim pişirilmesine. Ben de önce paket arkasındaki gibi haşlamayı denedim ama Cafe Fernando blogunun sahibi Cenk’inki gibi aşırı yumuşak oldu. Cenk her zamanki gibi blogunda nefis anlatmış, bu tarifi mutlaka deneyin derim ve ideal şekilde yapılışını da buradan öğrenebilirsiniz.

IMG_6124

Benim denedigim bir baska tarif de, Gamze Bursa‘nın Net425gram kitabindan. Siyah pirinci ve kırmızı fasulyeyi haşlayıp, salatalık turşusu, mısır, ince kıyılmış dereotu ile karıştırıyorsunuz.

Sos olarak da ister Cenk’in tarifindeki sosu, istersenizde nar ekşisi+tuz+zeytinyağ üçlüsünü kullanabilirsiniz. Ben bir defa narekşisiz kalınca balsamik sirke ile yaptım, o da fena olmadı.

Bugun kırmızı pirinci diyet öğlen yemeğimde, sadece haşlayarak denedim. O da siyah pirinç gibi aromatik, doyurucu ve lezzetli!

IMG_6136

Bu blogda da kırmızı pirinçle yapılan güzel bir tarif buldum ama henüz denemedim, kulağa leziz geliyor! Blogu da cok begendim, biraz gezinmenizi tavsiye ederim.

Bir de kahverengimsi ve tam pirinç versiyonları var, daha sağlıklı olduğu söylenen. Tijen İnaltong bir yazısında detayları ile anlatmış.

Ve Pınar Hanım’dan aldığımız, eskiden yediğimiz kırmızılı beyaz pirinç, leziz (hani şu eve getirince tepside içindeki taşları ayıkladıklarımızdan)!

Anlaşılan, ne glisemik indeks, ne “tam” ve doğal beslenme, bizleri pirinçten uzak tutamıyor! Tıpkı sıcak taze bir dilim beyaz undan yapılma ekmek gibi!

Bu durumda geriye sadece bu yaramazlıkları başka faydalı alışkanlıklarla (spor, bolca yeşil sebze, vs vs) dengelemek kalıyor!